Ev ve Yaşam 3 dk okuma Mert Ekinci
Küçük Evde Yer Kazandıran Depolama Düzeni
Küçük evlerde sorun eşya çokluğu değil, eşyaların yerinin belirsizliğidir. Kalıcı bir düzen kurmanın kuralları.
Küçük bir evde yaşamanın en büyük zorluğu eşya çokluğu değil, eşyaların yerinin belirsiz olmasıdır. Metrekare az olduğunda her nesnenin bir adresi olmalıdır; aksi halde ev, sürekli toplanan ama bir türlü toplanmış görünmeyen bir alana dönüşür. İyi haber şu ki, küçük evlerde düzen kurmak büyük evlerden daha kolaydır çünkü sistem oturduğunda etkisi hemen görülür.
İşe eşya azaltmakla başlamak gerekir. Depolama çözümü almadan önce nelerin gerçekten kaldığına karar vermek, sonradan pişmanlığı önler. Aksi halde kullanılmayan eşyalar için pahalı kutular satın alınmış olur.
Dikey alanı kullanmayı öğrenin
Küçük evlerde en çok israf edilen alan yerdir değil, duvardır. Çoğu evde göz hizasının üstü tamamen boş durur. Duvara monte raflar, kapı arkası askılıklar, dolap içine eklenen ara raflar, hiç yer kaybetmeden ciddi hacim kazandırır.
Mutfakta tencerelerin üst üste değil, bir bölmelendirici içinde dik durması hem daha çok sığmasını hem de aradığınızı tek hareketle almanızı sağlar. Banyoda kapı arkasına takılan bir askılık, havlu ve bornoz için ayrı dolap ihtiyacını ortadan kaldırır. Yatak altındaki boşluk, tekerlekli sığ kutularla mevsimlik giysiler için mükemmel bir depodur.
Her eşyaya bir adres verin
Düzenin kalıcı olmasını sağlayan tek kural şudur: bir eşyayı geri koyacağınız yer, onu aldığınız yerden uzakta olmamalıdır. Ütü masası ütünün yanında, şarj kabloları en çok şarj ettiğiniz odada, temizlik bezleri kullanıldıkları alanda durmalıdır. Depolamayı estetiğe göre değil, alışkanlığa göre kurmak gerekir.
Sık kullanılan eşyalar bel ile göz hizası arasında olmalı, nadir kullanılanlar en üste ya da en alta çıkmalıdır. Bu kural bir kez uygulandığında, günlük hayattaki eğilme ve sandalyeye çıkma sayısı belirgin biçimde azalır.
Girişe kurulacak küçük bir "iniş istasyonu" da küçük evlerde büyük fark yaratır. Anahtar, kart, gözlük ve maske gibi her gün taşınan nesnelerin tek bir kabı olduğunda, evin geri kalanında dolaşan küçük eşya sayısı ciddi biçimde düşer. Aynı mantıkla eve giren kağıtlar için tek bir kutu belirlemek, kağıdın masaya, buzdolabı kapağına ve komodine yayılmasını engeller.
Bu adreslerin kalıcı olması için gerçekten kolay ulaşılabilir olmaları gerekir. İki hareketten fazlasını gerektiren hiçbir depolama çözümü uzun ömürlü olmaz; kapağı açıp kutuyu çıkarıp içine koymak zorunda olduğunuz bir alan, birkaç hafta içinde terk edilir.
Çok işlevli mobilyayı doğru seçmek
Sandık olan puf, açılan yemek masası, altı çekmeceli baza gibi çözümler küçük evlerin klasikleridir ama hepsi her eve uymaz. İçi dolan bir pufun kapağını her gün açıp kapatmak zahmetliyse, o alan bir süre sonra unutulan eşyaların mezarlığına döner. Bu yüzden çok işlevli mobilyaları, gerçekten günlük olarak ulaşacağınız şeyler için seçin; mevsimlik eşyalar için ise ulaşması zor ama kapasitesi büyük alanları tercih edin.
Şeffaf ya da etiketli kutu kullanmak, kapağı kapanan her depolama alanı için şarttır. Ne olduğunu görmediğiniz bir kutu, pratikte var olmayan bir kutudur.
Görsel sadelik alanı büyütür
Küçük evlerde göz yorgunluğu, dağınıklık hissinin en büyük kaynağıdır. Tezgah üstünü boşaltmak, aynı odada çok sayıda küçük dekoratif obje bulundurmamak ve açık raflarda benzer renkte kutular kullanmak, aynı metrekareyi çok daha ferah gösterir. Açık raf estetik durur ama bakım ister; kapalı dolap ise düzensizliği gizler. Evin çok kullanılan alanlarında kapalı depolamayı tercih etmek, günlük yükü hafifletir.
Aydınlatma da algılanan alanı değiştirir. Tek bir tavan lambası yerine odanın farklı köşelerine dağılmış birkaç ışık kaynağı, mekanın sınırlarını yumuşatır ve daha geniş hissettirir.
Sistemin sürdürülebilir olması
En iyi düzen, en az bakım isteyendir. Haftada bir kez on beş dakikalık bir "yerine koyma" turu, ayda bir yapılacak büyük toplanmadan çok daha etkilidir. Eve giren her yeni eşyanın nereye gideceğini alırken düşünmek de aynı sistemin parçasıdır.
Küçük ev, aslında insanı disipline eden bir alandır. Her nesnenin gerçekten gerekli olup olmadığını sormanızı sağlar. Bu soruyu düzenli sorabilen bir evde metrekare, sanılandan çok daha büyük hissedilir.